HPV (İnsan Papilloma Virüsü) ve Genital Siğiller Hakkında Kapsamlı Rehber
HPV enfeksiyonu veya bilinen adıyla İnsan Papilloma Virüsü, cinsel yolla bulaşan en yaygın viral enfeksiyonlardan biridir ve sıklıkla genital bölgede siğillere neden olur. HPV’nin tanımlanmış 100’den fazla türü bulunmaktadır. Bu virüs tiplerinin bir kısmı ciltte veya genital bölgede iyi huylu siğillere (kondilom) yol açarken, “yüksek riskli” olarak adlandırılan bazı türleri ise rahim ağzı (serviks) başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine zemin hazırlayabilir.
Ancak, HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunun kansere yol açmadığını ve bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlendiğini belirtmek önemlidir. Genital alanda etkisini gösteren HPV, genellikle kadınlarda vulva (dış genital alan), vajina ve anüs çevresinde aktif olur.
Kansere yol açma özelliği olan yüksek riskli genital HPV türleri; rahim ağzı kanseri, anüs kanseri, penis kanseri, vulva kanseri ve bazı baş-boyun kanserleri dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerine yol açabilir.
HPV Nasıl Bulaşır?
Human Papilloma Virüs (HPV), enfekte bir kişiyle temas sonrası bulaşabilir. Başlıca bulaşma yolları şunlardır:
- Cinsel İlişki (En Sık Bulaşma Yolu): Vajinal, anal veya oral cinsel temas, virüsün bulaşması için en yaygın yoldur. Bulaşma için tam bir cinsel birleşme gerekmez; enfekte bölge ile yakın cilt teması (ten tene temas) yeterlidir.
- Ortak Eşya Kullanımı: Enfekte kişinin kullandığı bornoz, havlu ve iç çamaşırı gibi kişisel malzemelerin ortak kullanımı yoluyla bulaşma riski, cinsel temasa göre çok daha düşük olsa da bir ihtimaldir.
- Anneden Bebeğe Geçiş: Nadir de olsa, doğum sırasında enfekte doğum kanalından bebeğe geçme ihtimali bulunur.
HPV virüsünün kan yolu ile bulaştığı kanıtlanmış bir durum değildir. Ancak, bu konudaki teorik riskler nedeniyle bazı kurumlar aktif HPV enfeksiyonu olan bireylerden kan bağışı kabul etmeyebilir.
HPV Belirtileri Nelerdir?
HPV enfeksiyonu çoğu durumda (%80-90) vücut tarafından bağışıklık sisteminin etkisi ile 1-2 yıl içinde yenilir ve herhangi bir belirti (semptom) göstermez. Ancak virüs aktif hale geldiğinde ve siğiller oluştuğunda, bu belirtiler HPV’nin hangi türüne sahip olduğunuz hakkında fikir verebilir:
Genital Siğiller
HPV belirtileri arasında en sık karşılaşılan tablo genital siğil oluşumudur. Bu siğiller;
- Oluştuğu alanda tek veya çoklu, düz yüzeyli, küçük, et beni benzeri kabartılar veya karnabahar görünümlü kitleler şeklinde görülebilir.
- Çoğunlukla kadın genital organının dış kısmı (vulva), vajina içi, rahim ağzı ve anüs yakınında oluşur.
- Erkeklerde ise penis, skrotum (testis torbası) ve anüs çevresinde görülebilir.
Diğer Siğil Türleri
- El Siğilleri: Kabarık ve pürüzlü yüzeyli şişlikler şeklinde görülen siğil türleri genellikle ellerde ve parmaklarda ortaya çıkar. Ağrı ve kanamaya eğilimli olabilirler.
- Plantar Siğiller: HPV belirtileri arasında görülen diğer bir durum plantar siğillerdir. Genellikle topuklarda veya ayak tabanında içe doğru büyüyen, sert, nasırımsı ve yürürken rahatsız edici ağrıya neden olan siğillerdir.
- Düz Siğiller: Vücudun diğer bölgelerinde görülen, yüzeyi düz ve hafif kabarık siğillerdir. Yerleşim bölgeleri erkek ve kadınlarda farklılık gösterebilir. Kadınlarda daha çok bacak bölgesinde, erkeklerde ise sakal bölgesinde görülür.
HPV ve Rahim Ağzı Kanseri İlişkisi
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarını asıl ilgilendiren, HPV’nin genital siğil yapan tipleri ve özellikle de genital kansere yol açan yüksek riskli tipleridir.
Rahim ağzı kanserlerinin %99’undan fazlasına yüksek riskli HPV enfeksiyonunun neden olduğu bilinmektedir. Ancak bu, HPV kapan herkesin kanser olacağı anlamına gelmez. Rahim ağzı kanserinin HPV kaynaklı olarak gelişmesi, virüsün vücuttan atılamayıp kalıcı (persistan) hale gelmesi durumunda, yaklaşık olarak 10-15 yıl veya daha uzun sürebilmektedir.
Bu yavaş ilerleyen süreçte HPV enfeksiyonunun siğil dışında belirgin bir belirti göstermemesi, tanı konmasını geciktirebilir. Bu nedenle HPV enfeksiyonuna ve ilişkili kanserlere karşı aşı olmak ve düzenli tarama testlerini (Pap Smear, HPV DNA testi) yaptırmak, korunmanın en etkili yoludur.
HPV Tedavisi Var Mı?
Günümüzde HPV enfeksiyonunu (virüsün kendisini) vücuttan tamamen ortadan kaldıran spesifik bir antiviral tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak, mevcut tedavi yöntemleri ile virüsün neden olduğu belirtiler (genital siğiller, kanser öncüsü lezyonlar) kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilir.
Unutulmamalıdır ki, güçlü bir bağışıklık sistemi ile virüsün %80 gibi büyük bir yüzdesini 1-2 yıl içinde vücuttan tamamen ortadan kaldırmak mümkündür.
İstanbul Bakırköy Genital Siğil Tedavisi
Genital siğiller, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların bir belirtisidir. Cinsel yaşam ve nadiren de olsa ortak kullanım alanları bulaşa sebep olabilir. Bu siğilleri çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırmak (tedavi etmek) mümkündür. HPV enfeksiyonuna bağlı meydana gelen genital siğiller; lazer tedavisi (yakma), kriyoterapi (siğil dondurma), elektrokoterizasyon veya topikal (krem/solüsyon) tedaviler ile hızlıca kontrol altına alınabilir.
Genital siğil belirtileri kendini genel hatlarıyla şu şekilde gösterir:
- Genital alanda veya anüs çevresinde ten rengi, pembe veya kahverengi tekli ya da çoklu kabarcıklar.
- Siğillerin üzerine temasla veya cinsel ilişki sırasında kanama.
- Bölgede kaşıntı ve rahatsızlık hissi.
Rahim Ağzı Kanseri Taraması: Pap Smear Testi
Pap smear testi; kadınlarda rahim ağzı kanserinin veya kansere dönüşebilecek hücre değişikliklerinin (displazi) erken tespiti için kullanılan temel bir tarama testidir.
Basit ve ağrısız bir test olan Pap testinde, jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından (serviks) özel bir muayene aleti (spekulum) yardımıyla ve küçük bir fırça ile hücre örnekleri toplanır. Test sırasında toplanan bu hücre örnekleri patoloji laboratuvarında incelenerek sonuca kavuşturulur.
Pap smear tarama testi ile rahim ağzı kanseri teşhisi erken dönemde (henüz kanser öncüsü lezyon aşamasındayken) sağlanabilmekte ve bu da hastalara tam ve başarılı bir tedavi şansı vermektedir. 21 yaşında başlanması önerilen testte, 21-65 yaş arası dönemde genellikle 3 yılda bir test tekrarı önerilir.
Ancak, HIV ile enfekte veya bağışıklık sistemi baskılanmış yüksek riskli bireylerde yaş ve zaman faktörüne bakılmaksızın belirli aralıklarla pap smear testi istenebilir. Ya da bazı şüpheli sonuçların takibinde ve hastaya özel durumlara bağlı olarak daha sık tekrar (6 ayda bir veya yıllık) etmek gerekebilir.
Test Öncesi Hazırlık: Test sonucunun en doğru şekilde çıkması için, test yaptırılmadan önceki iki gün (48 saat) boyunca cinsel ilişkiden kaçınmak, vajinal duş yapmamak ve vajinayı ilaç, tampon, krem veya köpük gibi doğal florayı bozacak dış etmenlerden korumak gerekir. Bunun yanı sıra testin regl (adet) döneminde yaptırılmamasına özen gösterilmelidir.
HPV DNA Testi
HPV DNA testi; genital siğil veya rahim ağzı kanseri gelişimine yol açabilen yüksek riskli HPV virüs tiplerinin DNA’sını rahim ağzı hücrelerinde tespitini sağlayan bir prosedürdür. Pap smear testinizden anormal veya şüpheli (ASCUS gibi) sonuçlar almanız, genital bölgenizde anormal durum tespit edilmesi veya 30 yaş üstü taraması halinde doktorunuz HPV testini önerebilir.
Test Öncesi Hazırlık: HPV DNA testi yaptırılmadan önce özel bir hazırlık gerekli değildir. Ancak Pap smear testindekine benzer şekilde, şu talimatlara uyulması test sonuçlarının etkilenmemesi adına önemlidir:
- Testten iki gün önce cinsel ilişkiden kaçının.
- Duş veya kişisel bakım sırasında vajina içerisine herhangi bir ilaç, krem veya sperm öldürücü köpük uygulamayın.
- HPV testini adet döneminizden sonraki bir sürece erteleyin.
HPV DNA testi genellikle Pap smear testi ile kombine olarak (Co-testing) aynı anda, alınan aynı örnekten yapılır. Çıkan sonuca göre şüpheli lezyonun HPV olup olmadığı, eğer bu lezyon HPV ise de hangi tipinin (düşük riskli/yüksek riskli) olduğunu öğrenmek mümkündür. Eğer kansere yol açan yüksek riskli HPV tipleri (özellikle Tip 16 ve Tip 18) mevcutsa, hastanın takip sıklığı ve şekli (örneğin kolposkopi ihtiyacı) değişecektir.
HPV Aşısı ile Korunma
HPV enfeksiyonunun kanser yapan ve en sık siğil yapan türleri cinsel temas yoluyla yayılır. Vaktinde, ideal olarak cinsel aktivite başlamadan önce yapılan aşılama ile virüse maruz kalınmadan önce güçlü bir korunma sağlanabilir. Aşılar vulva kanseri, rahim ağzı kanseri, anal kanser, genital siğil ve penis kanseri gibi HPV ilişkili hastalıklara karşı koruma sağlar.
HPV aşısı ile bulaş riski büyük oranda azaltılarak, bireylerin bu virüse karşı korunması sağlanır. Aşı şeması yaşa göre değişir:
- 9-14 Yaş: 6 ay ara ile 2 doz.
- 14-15 Yaş Sonrası: 0, 1-2 ve 6. aylarda 3 doz şeklinde uygulanmaktadır.
Erken yaşlarda aşılanmanın amacı, vücudun aşıya verdiği bağışıklık yanıtının ileri yaşlara nazaran daha etkili ve güçlü olmasıdır. Cinsel hayatı henüz başlamamış genç kız ve erkeklerde aşılama, ileri yaşlarda ortaya çıkma ihtimali olan birçok olumsuz durumdan yüksek oranda korumaktadır.
HPV aşısı hamile kadınlar için tavsiye edilmez. Maya alerjisi veya lateks alerjisi (aşının tipine göre) gibi durumları olan bireylerin doktorunu bilgilendirmesi önemlidir.
HPV Enfeksiyonuna Sahip Kişi Aşı Yaptırabilir mi?
HPV aşısı, mevcut bir enfeksiyonu tedavi edemez. Ancak, sizi henüz kapmamış olduğunuz diğer HPV türlerine karşı koruyabilir. Bilinmesi gerekir ki HPV virüsü 100’den fazla türe sahiptir. Aşılar, en sık genital siğil yapan (Tip 6, 11) ve en sık kanser yapan (Tip 16, 18 gibi) türlere karşı geliştirilmiştir. Bu nedenle aktif enfeksiyonu olanlar bile, diğer tiplere karşı korunmak için aşı yaptırabilir.
HPV Aşısı Fiyatı Ne Kadar?
HPV aşısı fiyat bilgisi, tercih edilen aşı türüne bağlı olarak değişmektedir. Türkiye’de HPV aşısı iki çeşit olup (ikili ve dörtlü aşı; ayrıca dokuzlu aşı da mevcuttur), hangi tiplere karşı koruma sağladığına göre fiyat değişmektedir. Aşının etkinliğini kaybetmemesi için uygulama anına kadar soğuk zincirin korunması son derece önem arz etmektedir.
Kolposkopi Nedir?
Kolposkopi; vajina, rahim ağzı (serviks) ve vulva bölgenizi hastalık veya kanser öncüsü lezyon belirtileri açısından detaylı olarak kontrol eden özel bir muayene yöntemidir. Bir tarama testi değil, anormal sonuçlar sonrası yapılan bir ileri değerlendirme işlemidir.
Pap testinin olumsuz (anormal) sonuç vermesi halinde veya yüksek riskli HPV tiplerinin tespit edildiği durumlarda sizlere kolposkopi önerilebilir.
Kolposkop adı verilen özel ışıklı bir mikroskop/büyüteç yardımıyla gerçekleştirilen işlem, bir doktor kliniği veya hastane ortamında yaklaşık 10-20 dakika içerisinde tamamlanır. Pap testinde olduğu gibi muayene pozisyonuna gelmenizin ardından vajina içi spekulum ile aralanır. Kolposkop vücudunuza temas etmez, vulvanızdan birkaç santim uzağa yerleştirilir ve rahim ağzına odaklanarak büyütülmüş bir görüntü sağlar. Muayene sırasında (asetik asit veya lügol solüsyonu uygulandıktan sonra) şüpheli bir doku ile karşılaşılırsa, laboratuvar ortamında incelenmesi adına o bölgeden biyopsi (doku örneği) alınır.
Sonuç: Erken Teşhis Hayat Kurtarır
PAP smear, HPV DNA testi, HPV aşısı ve kolposkopi yöntemleri, günümüzde rahim ağzı kanserine karşı son derece etkili bir şekilde savaşmamızı sağlayan güçlü silahlarımızdır. Bu yöntemlerin düzenli, etkili ve zamanında kullanılması ile rahim ağzı kanseri görülme sıklığı anlamlı derecede azalmaktadır. Çünkü bu taramalar sayesinde kanser öncüsü lezyonlar henüz kansere dönüşmeden saptanmakta, anında müdahale edilerek tedavi edilmekte ve böylece büyük cerrahi girişimlere gerek bile kalmamaktadır.
Tüm bu bilgilere dayanarak diyebiliriz ki; cinsel olarak aktif olmayan genç nüfus aşılanmalıdır. Cinsel olarak aktif olan kadınlar ise düzenli olarak tarama testlerini (Pap Smear ve/veya HPV DNA) yaptırmalıdır.
ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR.